Saadet Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gündeme gelen Kızılay yasasına tepki göstererek düzenlemenin denetim, vergi muafiyetleri ve haksız rekabet açısından ciddi sorunlar barındırdığını savundu. Çalışkan, vatandaşların fon mağduriyetleri gibi acil çözüm bekleyen sorunları varken Meclis’in farklı konularla meşgul edildiğini ifade etti.
Kızılay yasasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çalışkan, düzenlemenin Meclis’in gerçek sorunlara çözüm üretmekten uzaklaştırılması anlamına geldiğini belirtti. Denetim mekanizmalarının önemine dikkat çeken Çalışkan, geçmişte Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) başta olmak üzere farklı alanlarda yaşanan sorunların denetimsizliğin sonuçlarını ortaya koyduğunu dile getirdi.
“Bu Yasa Denetimsizliğin Önünü Açıyor”
Kızılay’ın faaliyetlerinin denetim dışında kalabileceği endişesini dile getiren Çalışkan, yasa teklifinde kapsamın ve muafiyetlerin geniş tutulduğunu savundu. Düzenlemenin aceleyle hazırlandığını ileri süren Çalışkan, kanunun sınırlarının ve uygulama esaslarının yeterince açık olmadığını belirtti.
Kızılay’ın en büyük sermayesinin vatandaşların güveni olduğunu vurgulayan Çalışkan, söz konusu düzenlemenin bu güveni güçlendirmek yerine zedeleyebileceğini ifade etti. Çalışkan, “Bu yasa aslında soyguna teşvik yasası” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
“Kızılay Yalnızca Bir Yardım Kuruluşu Değil”
Kızılay’ın ticari faaliyetlerine de dikkat çeken Çalışkan, kurumun emlak, fon, gıda, sağlık, lojistik, tekstil, bilişim ve hizmet gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren 11 şirketinin bulunduğunu söyledi.
Düzenlemeyle gümrük ve vergi muafiyetlerinin kapsamının genişleyebileceğini belirten Çalışkan, Kızılay’ın yüzde 51 pay sahibi olduğu, özel sektörün ise yüzde 49 payla yer aldığı şirketlerin de çeşitli muafiyetlerden yararlanmasının haksız rekabete yol açabileceğini savundu.
Kişisel Veriler Konusunda Sınırların Belirlenmesini İstedi
Yardımların mükerrer yapılmasını önlemek amacıyla kişisel verilerin alınması ve paylaşılması konusuna da değinen Çalışkan, bu uygulamanın hangi sınırlar içerisinde yürütüleceğinin açıkça belirlenmesi gerektiğini söyledi.
Verilerin kimler tarafından alınacağı, ne kadar süreyle kullanılacağı ve kullanım kapsamının ne olacağı konusunda yeterli sınırların bulunmadığını ileri süren Çalışkan, bu belirsizliklerin giderilmesi gerektiğini kaydetti.
“Gönüllülerle ilgili düzenleme yok”
Yasa teklifinde Kızılay çalışanlarının özlük haklarına ilişkin düzenlemeler bulunduğunu ancak kurumun gönüllülerine yönelik yeterli hükümlerin yer almadığını belirten Çalışkan, bu durumun teklifin hazırlanış biçimine ilişkin eleştirilerini güçlendirdiğini ifade etti.
Kızılay’ın Türkiye’nin tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Çalışkan, kurumun Darüşşafaka ve Yeşilay gibi toplumun değer verdiği kuruluşlar arasında bulunduğunu söyledi.
Çalışkan, Kızılay’ın toplumsal güvene dayanan konumunun korunması gerektiğini belirterek, hazırlanan yasanın kuruma duyulan güveni güçlendirecek, şeffaflığı artıracak ve denetimi güvence altına alacak şekilde yeniden değerlendirilmesi gerektiği mesajını verdi.

