6 Şubat depremlerinin ardından Hatay’da geçici barınma alanlarından kalıcı konutlara geçiş sürerken, sahadaki sorunlar vatandaşların kaygılarını artırıyor.
Çünkü anahtar teslim edilmesi, vatandaşın yeni evinde yaşamaya hazır olduğu anlamına gelmiyor.
Altyapısı tamamlanmamış, ulaşımı yetersiz veya çevre düzenlemesi bitmemiş konutlara geçiş için yapılan bildirimler, depremzedeleri yeni bir belirsizliğin içine sürüklüyor. Bazı vatandaşlar ise başka konteynere taşınma zorunluluğu, yüksek kira bedelleri ve taşınma masraflarıyla karşı karşıya kalıyor.
Konteyner Sayısını Azaltmak Başarı Değildir
Hatay’da hedef yalnızca konteynerleri boşaltmak olmamalı. Asıl başarı, depremzedelerin güvenli, altyapısı tamamlanmış ve ulaşılabilir konutlara sorunsuz şekilde yerleşebilmesi olmalı.
Bunun için her hanenin durumu ayrı değerlendirilmeli, konutların gerçekten oturuma hazır olup olmadığı denetlenmeli, taşınma desteği sağlanmalı ve vatandaş taşındıktan sonra da yalnız bırakılmamalı.
Çünkü depremzedenin ihtiyacı sadece bir anahtar değil, içinde güvenle yaşayabileceği bir yuva.

