6 Şubat’tan Üç Yıl Sonra: Ne Öğrendik, Kurumsal Hafıza Oluştu mu?

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

6 şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremler, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en yıkıcı afetlerinden biri olarak kayıtlara geçmiştir. 3 yıl geçti. Enkazlar kalktı, acılar kısmen bastırıldı. Ama asıl soru hâlâ ortada duruyor:

6 Şubat depremlerinden gerçekten ders alabildik mi?

Afetler yalnızca fiziksel yıkıma neden olan olaylar değil, aynı zamanda ulusal kapasiteyi, kurumsal dayanıklılığı ve toplumsal refleksleri sınayan çok boyutlu krizlerdir. 6 şubat depremleri, mevcut afet yönetimi sisteminin güçlü ve zayıf yönlerini; hazırlık, müdahale, koordinasyon ve iyileştirme süreçlerinin boyutlarını kurumsal hafıza perspektifiyle ortaya koymuştur.

Deprem sırasındaki ilk 72 saat, (altın saatler) yaşanan olumsuzlukların tespit edilerek, olası bir sonraki afetlerde; mevcut müdahale senaryolarının kapasitenin geliştirilmesi ile ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşların yanında STK’lar ile çoklu senaryolara dayalı planlama, teknoloji ve veri temelli karar destek sistemleri, yapı envanter sistemlerinin birbiri ile entegrasyonu ve nitelikli insan kaynakları kapasitesinin önemi anlaşılmış olmalıdır.

Afet yönetiminde en kırılgan alanlardan biri kurumsal hafızadır. Çünkü hafıza, bir yapı gibi somut değildir; dosyalarda değil, insanlarda yaşar. Tecrübe sahada kazanılır ama korunmazsa hızla kaybolur.

Günün sonunda ders alma niteliğinde şunu net olarak söyleyebiliyor olmalıyız. Muhtelemel büyük bir afette; yerel ve ulusal düzeydeki tüm yapılar aynı dili konuşuyor mu? Afete sadece müdahale gözüyle bakmak yanılgısı aşıldı mı? Afetlere müdahale tabiki de önemli fakat önlemi alınarak hazırlıkların yapıldığı durumlar müdahaleyi etkili kılıyor bunun yanında sevk, idare ve koordinasyon başlıkları bütünleyicidir.

Üçünçü yıla girerken, şehrimizde barınma, altyapı, ulaşım, güvenlik ve trafik, sağlık, arama kurtarma, enerji, tahliye, haberleşme, beslenme hizmet grupları başta olmak üzere birçok ihtiyaç giderilmeye çalışılmaktadır fakat bunun yanında mutlaka edinilen bunca bilgi, tecrübe, hafıza yönetim sisteminin merkezine konulmalıdır.

Meseleye sadece kamu yöneticileri gözü ile değil, toplumun tamamının dahil edildiği, farkındalıkların oluşturulduğu ve kendini devamlı güncelleyen bir yapı gözüyle bakılmalıdır.

Afetler kimlik sormaz en önemlisi afetlerin takvimi yoktur, kırılgan, küçük, büyük diye ayırmaz, ne zaman ne şekilde olacağı tam olarak kestirilemez. yıkıcı etkisini herkese pay eder kimi çok daha fazla etkilenir, kimi daha az bu etki doğrudan edindiğimiz afet bilinci ve doğru davranış tutumlarımızla ilgilidir.

Sonuç olarak 6 Şubat depremleri hepimiz için biyolojik, psikolojik ve sosyal acılara neden oldu . Ancak bu acı kalıcı bir öğrenmeye dönüşmediği taktirde, 6 şubat tarihi yalnızca kendini tekrar edecektir.

Ve ders çıkarılmadan yaşanan bu doğrusal süreç hiçbir zaman doğru davranış kalıplarına evrilemeyecektir.

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.