Kış mevsimiyle birlikte doğada kendini göstermeye başlayan nergis çiçeği, yalnızca zarif görüntüsü ve mis kokusuyla değil; aynı zamanda yeniden doğuşu ve umudu simgelemesiyle de dikkat çekiyor. Soğuk havaya ve zorlu kış şartlarına rağmen dimdik ayakta kalabilen nergis, dayanıklılığıyla umudun simgesi olmaya devam ediyor. Kışın ortasında açan bu zarif çiçek, yaşamın her koşulda sürdüğünü hatırlatıyor.

Depremin ardından yeniden ayağa kalkma mücadelesi veren Antakya’nın dört bir yanında kendini gösteren nergisler, adeta şehrin direncini ve filizlenen umutlarını simgeliyor. Her bir nergis, karanlığın ardından aydınlığın geleceğini fısıldarken; şehre moral, insanlara ise umut veriyor. Kışın en zarif çiçeği nergis, bugün yalnızca doğayı değil, bir kentin kalbini de süslüyor.
Bölgemizde nergis denilince ilk akla gelen isimlerden biri olan Necati Sefa tarafından yetiştirilen nergisler, Antakya’nın birçok noktasında vatandaşlarla buluşuyor. Dileyen vatandaşlar ise nergis tarlalarına giderek çiçekleri yerinde toplama imkânı buluyor.

Hem görselliği hem de yoğun kokusuyla vatandaşlardan büyük ilgi gören nergisler, Antakya’da yalnızca doğal bir güzellik olarak değil; aynı zamanda ekonomik ve kültürel bir değer olarak da öne çıkıyor. Şehre yaydığı mis kokusuyla nergisler, baharın gelişinin de habercisi oluyor.

