Hatayspor’da her sezon aynı tablo; sürekli bir değişim, sürekli bir hoca sirkülasyonu…
Ne yazık ki bu değişimler oyuna da, sonuçlara da hiçbir katkı sağlamıyor. Yönetim, sorunu sadece teknik adamlarda görüp her kötü sonucun ardından hocayı değiştirmekle yetiniyor.
Oysa yaşanan bunca hoca değişimine rağmen ortada ne bir gelişim var, ne de geleceğe dair bir umut ışığı…
Bu anlayış, camianın geleceği açısından ciddi riskler taşıyor.
Murat Şahin’in ardından göreve gelen Hugo Almeida’nın ilk hamlesi Rui Pedro oldu..
Vatandaşını takıma kazandırdı. Fizik ve kondisyon açısından eksik olsa da Rui Pedro, orta sahaya en azından biraz hareketlilik getirdi.
Almeida, milli arada ona özel bir program uygularsa bu açığı kapatabilir. Ancak tek bir oyuncunun gayretiyle koskoca Hatayspor’un ayağa kalkamayacağı da ortada.
Forvet hattına bakıyorsunuz; Strandberg, bir alt ligde dahi fark yaratamayan bir görüntü sergiliyor. Formayı da, aldığı parayı da hak etmiyor.
Sezonun dördüncü haftası geride kaldı; iki beraberlik, sıfır galibiyet…
Sonuçlardan bağımsız olarak sahada tatmin edici bir oyun yok. Takımın ortaya koyduğu performans, Hatayspor taraftarına sadece hayal kırıklığı yaşatıyor.
Kağıt üzerinde Süper Lig tecrübesi olan futbolcular, sahada sanki 3. Lig seviyesinde!. Bu kadar yeteneksiz ve isteksiz bir oyuncu grubunun bir araya geldiği başka bir takım bulmak zor.
Murat Şahin iyi bir teknik direktör müydü?
Hayır!
Ama Hatayspor’un esas sorunu da o değildi. Şahin, burada adeta stajını yaptı, ilk kez “birinci adam” olarak tecrübe kazandı. Şimdi aynı tablo Almeida için geçerli. O da Hatayspor’da ilk kez teknik direktörlük yapıyor. Sanki kulüp çok rahat, hiçbir sıkıntısı yok da, teknik direktörlüğü öğrenmek isteyenlere kapılarını açıyor!
Buradan Hugo Almeida’ya bir çağrımdır;
Transfer tahtası kapalı olabilir, kadro kalitesi sınırlı olabilir. Ama bu formayı hakkıyla taşımayan, sahaya ruhunu koymayan kim varsa, kulübeye değil, stadın dışına gönderilmelidir. Çünkü bu takımın geleceği, böylesine vasat oyuncuların insafına bırakılamaz.
Altyapıdaki gençlere yönelmek, hem camiaya umut aşılayacak hem de Hatayspor’un öz kimliğini koruyacaktır. Aksi takdirde, bugünkü anlayışla Hatayspor’un geleceği yavaş yavaş tükenmektedir..